Showing posts with label kayboluş. Show all posts
Showing posts with label kayboluş. Show all posts

Monday, September 02, 2013

Kabulleniş

Bugün, kendimi kaybetmek için hiç bilmediğim, ıssız sokaklara saptım. Ayaklarım nereye giderse (ki aslında hiçbir yere gidesileri yoktu) o tarafa doğru boş boş salındım. Kendimi unuttuğum ender anlardan, her defasında, acıyla kendime geldim. Kısır döngümün umutsuzluğu içerisinde başladığım yere geri geldiğimde ise miskinlik kötü bir koku gibi üzerime yapışmış, göz kapaklarım iyiden iyiye ağırlaşmıştı. 

Benim gemim bu limanlardan ayrılalı öyle uzun zaman olmuş ki ne dönüşümü bekleyen var ne de varışımı. "Kayboluş" bir kabulleniş,

Friday, December 24, 2010

Kayboldum

Bugün kendimi kaybettim. Bir başıma yürürken kalabalığın içinde, sessizlik çukuru derinleştikçe derinleşti ve kalabalığın uğultusuna sağırlaştım. Sonra görme duyumu yitirdim. dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde ayaklarım beni nereye götürürse oraya doğru yürüdüm gittim.

Yolumu bulma isteği olmaksızın bir başıma sustum ve kabullendim. Kayboluş, kendi yalnızlığımda yüceldi ve farkındalığın kör edici ışığına döndü. İçimi kendime dönmenin huzuru kapladı. Kalabalık, güzel bir sonbahar gününde tatlı tatlı yağan yağmura dönüştü. Rüzgar benliğimi okşarken, düşüncelerim her yanımı alabildiğine sardı.

Kayboluşuma eşlik eden puromun dumanıyla semada yitip gittim...